Kitablar
| Tül | : Uzaklık, uzunluk |
| Turuk | : Yollar |
| Ucalt- | : Yükseltmek |
| Ufk-ı tarik | : Yolun ufku |
| Uhdesinde ol- | : Sorumluluğu altında bulunmak |
| Ulûm | : ilimler |
| Ulûm-ı cedide | : Yeni ilimler |
| Ulûm-ı muhtelife | : Çeşitli ilimler |
| Umur | : işler |
| Umur-ı devlet | : Devlet işleri |
| Umur-ı mezhebiyye | : Mezhep işleri, dinî işler |
| Ur | : Tek gözlü |
| Urefa | : Arifler, bilginler |
| Usul-i idare | : idare tarzı, yönetim biçimi |
| Usul-i ihtisar | : Kısaltma, özetleme usulü |
| Udeba ve şuara | : Yazar ve şairler |
| Üfûl | : Batma, kaybolma |
| Ünvan-ı acib | : Tuhaf, acaip unvan |
| Üryan Üsera | : Çıplak Esirler |
| Vahim | : Korkulu |
| Vahşet-nâk | : Korkulu, korkunç |
| Vaki' | : Olan, vuku' bulan, bulunan |
| Varidat | : Gelirler |
| Vasi' | : Geniş |
| Vaz' et- | : Ortaya koymak |
| Vaziyyet-i sevkü'l- ceyşiyye ve askeriyye | : Askerî ve stratejik durum |
| Vega | : Kavga, vuruşma |
| Veled-i erşed | : Büyük, olgun çocuk |
| Vehle-i ula | : Başlangıç, işin başı |
| Veliahd-nişin | : Veliahdın yönetiminde olan şehir |
| Vesail | : Vesileler, sebepler |
| Vesail-i muhtelife | : Çeşitli vesileler, bahaneler |
| Vesail-i terakki | : ilerleme sebepleri |
| Vesat et- | : Araya girme, vasıta olma, aracılık etme |
| Vezaif | : Vazifeler |
| Vezir-i me'ali –zamir | : Yüce düşünceli vezir |
| Vilayet-l muhtelife | : Çeşitli vilayetler |
| Vüzera | : Vezirler |
| Yad et- | : Anmak, hatırlamak |
| Yed-i inhisarında ol- | : Tekelinde olmak |
| Yek-âvâz | : Tek ses |
| Yek-diğer | : Bir birini, bir taraf öbür tarafı |
| Yekûn | : Toplam |
| Yevm | : Gün |
| Yevm-i muayyen | : Belirli gün |
| Yevm-i vefat | : Ölüm günü |
| Zahid | : Dindar |
| Zalame | : Zalimler |
| Zarafat gıl- | : Şaka yapmak |
| Zebanzed | : Dilde ezber olan, çok söylenilen söz |
| Zebh | : Boğazlama |
| Zebun ol- | : Bir şeyin kurbanı olmak, güçsüz hale gelmek |
| Zıll | : Gölge |
| Zıll-ullah | : Allahın gölgesi |
| Zi-hayat | : Canlı |
| Zimâm-ı hükûmat | : Hükümetlerin yuları |
| Zir-i cenah | : Kanat altı (meç.) koruma, himaye |
| Ziverle- | : Süslemek |
| Zuhur et- | : Ortaya çıkmak |
| Zulmet-pesendan | : Karanlığı, zulmü sevenler |
| Zübde-i asar | : Eserlerin gözbebeği, en kıymetlisi |
| Zümre-i mütefekkirin | : Düşünür zümre, aydın topluluk |
| Zürra' | : Ziraatçiler, çiftçiler |